Posts mit dem Label emin cölasan werden angezeigt. Alle Posts anzeigen
Posts mit dem Label emin cölasan werden angezeigt. Alle Posts anzeigen

Mittwoch, 26. Oktober 2011

Emin Çölaşan ve Fethullah Gülen


Serdar Turgut
Serdar Turgut
Cumhuriyetin kuruluş ideolojisine inanan ve bunun aradan 100 yıl geçse de dünyayı anlayıp yorumlamalarına yeteceğini sanan insanlar, bir süre sonra cumhuriyetçi körlüğe tutuluyorlar.
Emin Çölaşan son olarak Başbakan'ın annesinin vefatı nedeniyle verilen ölüm ilanları ile şehitler için verilen ilanları karşılaştırdı ve "Fethullah Gülen neden şehitler için ilan vermedi" diye sordu.
Hemen ortaya çıktı ki, Gülen şehitler için de ilan vermişti. Benim bahsettiğim cumhuriyetçi körlük bu işte. Onun ilanı görmemesinde bir kötü niyet olduğunu sanmıyorum. Ha kötü niyet olduğu ortaya çıkarsa buna da şaşırmam, bu ayrı mesele. Ama bu durumda bunun olduğunu tahmin etmiyorum.
Burada konum sadece Emin Çölaşan değil, onun vesilesiyle bir tür cumhuriyet ideologlarını tartışmak istiyorum.
"Cumhuriyet aydını" diyecektim ama son anda caydım; çünkü bu insan tipi aydın sıfatına layık değil.
Çünkü aydın dediğin, kendinden farklı insanları anlamak için gayret gösterir; ötekinin gözüyle de bakabilir dünyaya; farklılıkları, davranış biçimlerini, inançları aşağılamaz; tersine bunları anlar ve hayatın normal bir parçası olarak yorumlar.
Ötekilerin doğru yaptığı bir şey varsa gerçek aydın bu doğruları, kendi yanlışlarını hayatından silmek için de kullanır. Barışçı davranır, yaşam biçimi farklılıklarından rahatsızlık duymaz, aksine bu farklılıkları hayatın rengi sayar, farklı insanlarla birlikte mutluluğu aramayı da bilir.
Bu nedenle ben cumhuriyetin kuruluş ideolojisine bağlı olup da gerçek aydın olabilen bir insan tanımadım. Çünkü aydın olabilmek için bu saydığım koşulların hiçbiri onlara katiyen uymuyor; uymadığı gibi onlar bunları mücadele edilecek tehlikeler olarak kabul ediyorlar.