Posts mit dem Label Taha Kıvanç werden angezeigt. Alle Posts anzeigen
Posts mit dem Label Taha Kıvanç werden angezeigt. Alle Posts anzeigen

Mittwoch, 26. Oktober 2011

Durun, siz kardeşsiniz...


Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur
Vanlı arkadaşım Tansel Parlak'ın söylediği gibi oldu aynen. Deprem, kötü bir yere doğru giden Türkiye'ye "Durun siz kardeşsiniz" dedi. Şerden bir hayır çıktı yine.
1999 depremi Türkiye'de devlet tabusunu, Türk'ün Türk'ten başka dostu yok anlayışını yıkmıştı. Adapazarı'nda, İzmit'te, Kaynaşlı'da, Gölcük'te çorba kâsesi uzatanın Koreli bir misyoner, battaniye dağıtanın İslamcı bir vakıf, çadırları kuranın devrimci bir parti, çocuğunuzu kurtaranın İsrailli ya da Yunan bir kurtarma ekibinden olmasıyla kimse ilgilenmedi. (Ta ki devlet günler sonra olay yerine intikal etmeyi başarana kadar...)
Van depreminin ardından baş gösteren dayanışma da intikam duygularıyla buz tutmaya başlayan kalpleri yumuşattı şimdiden. Türk'ün Türk'ten, Kürt'ün Kürt'ten başka dostlarının da olduğunu hatırlattı yeniden. Dün okuduğum bir yazı fay hatlarından çıkan bu kardeşlik hissiyatından bir eşit yurttaşlık çıkarabileceğimiz konusunda zaman zaman azalan ümitlerimi yeniden yeşertti.
Herkul.org adlı sitede Fethullah Gülen'in ABD'de çekilen sohbetlerinin videoları yayınlanıyor. Son video dün yüklenmiş. Başlığı "Terör ve Izdırap". Yani sohbetin konusu PKK'nın son Hakkâri saldırısı.

Mittwoch, 12. Oktober 2011

Bunu bana yapmayacaktın Hocam


Taha Kıvanç
Taha Kıvanç
Büyükbabası Ahmet Cevdet Bey diplomat oğlundan olma torunu Şerif'i İstiklal Caddesi'nin ortasındaki Ağa Camii'ne götürmüş. "Git; bu insanlar ne yapıyorlarsa sen de onu yap" demiş... O sırada yine Cadde-i Kebir üzerindeki Galatasaray'da okuyor olmalı genç Şerif... Ne yapsın, büyükbabasının "Kendi memleketini bilmeyen insanlardan oluşan bir aile mi olacağız?" hassasiyetinin sonucu çıktığı 'halkını tanıma' turunda, abdest de almış, namaz da kılmış...
Neşe Düzel'in Taraf'taki pazartesi konuklarının sonuncusu Şerif Mardin'di. İki gün süren söyleşide en çarpıcı bölüm bu 'halkını tanıma' girişimi... Ağa Camii'nden çıkıp Balık Pazarı'na gitmişler; orada da mumbar yemiş torun...Mumbardan büyükbaba da yemiş midir acaba? Küçük Şerif abdest alıp namaz kılarken büyükbaba camiden içeri girmemiş çünkü...
Şerif Mardin'le yapılan söyleşi günümüzdeki İslâmi hayat üzerine... Tarikatlar, cemaatlar, siyaset... GeçmişindeBediüzzaman Said Nursi ile ilgili bilimsel bir kitabın yazarlığı bulunduğundan Hoca konunun muhatabı seçilmiş besbelli... Ancak söyledikleri neredeyse bütünüyle kulaktan dolma şeyler... Söyleşide en çok geçen sözcük 'bilmiyorum' oluyor bu yüzden...
Tarikat mensubiyetinden söz ederken, "O ilişki havzası neleri kapsar, o havzanın içinden neler çıkar bilmiyoruz"diyor. Hem Müslüman hem modern olmaya değiniyor, ama bu ikisinin yüzdesinin ne olduğunu bilmiyor... Günümüz siyasileriyle tarikat ve cemaatlar arasında ne fark olabileceğine geliyor söz; "İncelemediğim için bilmiyorum, ama araştırılması gerekir" diyor Hoca...
Aslında bildiklerinde de sorun var Hoca'nın... Fethullah Gülen Cemaati'nin İslâm'ı nasıl yorumladığını merak ediyorNeşe Düzel; "Sırf İslâmi yorumundan gidilirse ben bunu bilmiyorum, çünkü incelemedim" diyor ve ekliyor:"Nakşibendilikten geldiği doğru, ama o yolu bir hayli değiştirdi."