Posts mit dem Label bamteli werden angezeigt. Alle Posts anzeigen
Posts mit dem Label bamteli werden angezeigt. Alle Posts anzeigen

Montag, 17. Oktober 2011

Sırat dünyada geçilir


Ahmet Kurucan
Ahmet Kurucan
Siz bu yazıyı okuduğunuzda sanırım Bamteli'nden dinlemiş olursunuz o sohbeti. Sohbet, "Ölümü temenni etmeyin. İlla edecekseniz şöyle deyin: 'Allah'ım! Eğer hakkımda ölüm hayırlı ise beni vefat ettir; yaşamam hayırlı ise beni yaşat.' hadisini nasıl anlamalıyız?" sorusuna cevabın verildiği bir sohbetti. İşte o sohbet öncesine götüreceğim sizleri. İkindi namazı sonrası bir bardak çayın içildiği o kısa zaman dilimini bazan dua, bazan da bir simanın, bir güzel sözün, bir hal-hatır sormanın açtığı küçücük, daracık, minnacık kapıdan girip ummanlara yelkenler açarak ya da açılarak değerlendirildiği o zaman dilimine.
"Bizim hakikatlere bakışımız çok dar bir perspektiften. Biz ne hakikati ne de perde arkasını kavrıyoruz. Bilmeden bahsetmiyorum. Bilmek ayrı, kavramak ayrı. Mesela Allah'ın esma ve sıfatlarını bilebiliriz ama onları kavramamız imkânsızdır." Muhit varlıklar olarak Muhat'ı, yaratılmış olarak Yaratan'ı, sebepler dairesinde yaşayarak Müsebbibü'l esbab'ı nasıl kavrayacağız ki? Tabii ki Hakk'ı hakkıyla idrakimiz nâmümkün. Bu kadar bedihi, bu kadar açık ve aynı zamanda inancımızın temelini oluşturan bu gerçeği hatırlatmakla acaba Hocaefendi nereye gidecek diye düşündüm. Bu iki-üç cümle ile anlattığını değil de sonrasını merak ettim ve dikkatlice dinlemeye koyuldum.